yaramerkezi@hotmail.com
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi, 09100 Efeler/Aydın

Venöz Ülserler

Venöz ülserler, bacak toplardamarlarındaki dolaşım bozukluğu nedeniyle gelişen kronik yaralardır. Toplardamarların temel görevi, bacaklardaki kanı kalbe geri taşımaktır. Toplardamar kapakçıklarının yeterli çalışmaması veya damarlarda tıkanıklık bulunması durumunda kan bacaklarda göllenir ve toplardamar basıncı artar. Uzun süre devam eden bu durum, ciltte değişikliklere ve özellikle ayak bileği çevresinde iyileşmesi güç yaraların oluşmasına neden olabilir.

Venöz ülserler uzun süre açık kalabilir, tekrarlayabilir ve hastanın günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir. Ancak altta yatan toplardamar hastalığının doğru değerlendirilmesi, uygun kompresyon tedavisi, yara bakımı ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile birçok hastada iyileşme sağlanabilir.

Venöz Ülser Neden Oluşur?

Bacak toplardamarlarında bulunan kapakçıklar, kanın yer çekimine karşı kalbe doğru ilerlemesine yardımcı olur. Bu kapakçıkların işlevini kaybetmesi durumunda kan aşağı doğru geri kaçar ve bacaklarda birikir. Buna kronik venöz yetmezlik adı verilir.

Toplardamarlardaki basıncın uzun süre yüksek kalması, çevre dokularda sıvı birikmesine, ödeme, iltihabi değişikliklere ve cildin beslenmesinin bozulmasına neden olabilir. Zamanla cilt hassaslaşır ve küçük bir travma sonrasında dahi yara gelişebilir.

Toplardamar Kapakçıklarının Yetersizliği

Kapakçıkların düzgün kapanmaması, kanın bacaklarda göllenmesine ve toplardamar basıncının yükselmesine yol açar. Bu durum venöz ülserlerin en önemli nedenlerinden biridir.

Geçirilmiş Derin Ven Trombozu

Daha önce bacak toplardamarlarında pıhtı oluşması, damar kapakçıklarına zarar verebilir veya damarda kalıcı daralmaya neden olabilir. Bu durum yıllar sonra kronik venöz yetmezlik ve venöz ülser gelişmesine yol açabilir.

Baldır Kas Pompasının Yetersizliği

Yürüme sırasında baldır kasları kasılarak toplardamarlardaki kanın kalbe doğru taşınmasına yardımcı olur. Hareketsizlik, eklem kısıtlılığı, kas güçsüzlüğü veya uzun süre oturma sonucunda bu pompa mekanizması yeterli çalışmayabilir.

Fazla Kilo ve Uzun Süre Ayakta Kalma

Fazla kilo, uzun süre ayakta durma ve hareketsiz yaşam tarzı bacak toplardamarlarındaki basıncı artırabilir. Bu faktörler venöz yetmezliğin ilerlemesine ve yara gelişimine katkıda bulunabilir.

Venöz Ülser İçin Risk Faktörleri

  • Varis ve kronik venöz yetmezlik
  • Daha önce derin ven trombozu geçirilmiş olması
  • İleri yaş
  • Fazla kilo veya obezite
  • Uzun süre ayakta çalışma
  • Hareketsizlik veya yürüme güçlüğü
  • Bacakta geçirilmiş travma veya ameliyat
  • Bacak ve ayak bileğinde uzun süren şişlik
  • Ailede toplardamar hastalığı öyküsü
  • Daha önce venöz ülser gelişmiş olması

Venöz Ülserler En Sık Hangi Bölgelerde Görülür?

Venöz ülserler çoğunlukla bacağın alt bölümünde, özellikle ayak bileğinin iç tarafında görülür. Yara düzensiz kenarlı, yüzeysel veya orta derinlikte olabilir. Çevresindeki ciltte şişlik, kahverengi renk değişikliği, sertleşme, kaşıntı ve egzama benzeri görünüm bulunabilir.

Yaradan orta veya fazla miktarda sıvı gelebilir. Bacak aşağıda tutulduğunda ağrı ve şişlik artabilir; bacağın yukarı kaldırılması ile yakınmalar azalabilir. Ancak her bacak yarası venöz kökenli değildir. Arteriyel dolaşım bozukluğu, diyabet, vaskülit, enfeksiyon veya başka hastalıklar da benzer yaralara neden olabilir.

Venöz Ülserin Belirtileri

  • Ayak bileği çevresinde veya bacağın alt kısmında iyileşmeyen yara
  • Bacakta ve ayak bileğinde şişlik
  • Bacakta ağırlık, dolgunluk veya sızlama hissi
  • Ciltte kahverengi veya koyu renk değişikliği
  • Kaşıntı, kuruluk, pullanma veya egzama
  • Cilt ve cilt altı dokuda sertleşme
  • Yarada sıvı veya akıntı
  • Varisler veya belirgin yüzeysel damarlar
  • Uzun süre ayakta kalınca artan, bacağı kaldırınca azalan yakınmalar
Dikkat: Yarada hızla artan kızarıklık, şişlik, sıcaklık, kötü kokulu veya iltihaplı akıntı, şiddetlenen ağrı, ateş ya da genel durumda bozulma enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu bulgularda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Venöz Ülser Nasıl Değerlendirilir?

Venöz ülser değerlendirilirken yalnızca yaranın görünümüne bakılması yeterli değildir. Yaranın süresi, daha önce tekrarlayıp tekrarlamadığı, hastanın toplardamar hastalığı ve pıhtı öyküsü, eşlik eden hastalıkları ve kullandığı ilaçlar ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Muayenede yaranın yeri, büyüklüğü, derinliği, yara yatağı, akıntı miktarı, çevre cildin durumu, bacak ödemi, varisler ve enfeksiyon belirtileri incelenir. Ayrıca bacağın atardamar dolaşımının yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Ayak Bileği-Kol Basınç İndeksi

Ayak bileği-kol basınç indeksi, bacaklardaki atardamar dolaşımını değerlendirmek amacıyla kullanılan bir testtir. Kompresyon tedavisi planlanmadan önce atardamar dolaşımının yeterli olduğunun gösterilmesi önemlidir.

Doppler Ultrasonografi

Venöz Doppler ultrasonografi ile toplardamarlardaki kapakçık yetersizliği, kanın geri kaçışı, geçirilmiş pıhtıya bağlı değişiklikler ve damar tıkanıklıkları değerlendirilebilir. İnceleme sonuçları, altta yatan venöz hastalığa yönelik tedavinin planlanmasına yardımcı olur.

Önemli: Kompresyon çorabı veya bandajı, atardamar dolaşımı değerlendirilmeden ve sağlık profesyoneli tarafından uygunluğu belirlenmeden kullanılmamalıdır. İleri atardamar yetersizliği bulunan hastalarda güçlü kompresyon zararlı olabilir.

Venöz Ülser Tedavisi

Venöz ülser tedavisinde amaç yalnızca yaranın üzerini kapatmak değildir. Yüksek toplardamar basıncının azaltılması, ödemin kontrolü, yara yatağının iyileşmeye hazırlanması ve altta yatan venöz hastalığın tedavi edilmesi gerekir.

Kompresyon Tedavisi

Atardamar dolaşımı yeterli olan hastalarda kompresyon tedavisi, venöz ülser tedavisinin temel basamağıdır. Kompresyon; bacakta biriken sıvının azalmasına, toplardamar dönüşünün desteklenmesine ve toplardamar basıncının düşürülmesine yardımcı olur.

Kompresyon tedavisi çok katlı bandajlar, kısa gerimli bandajlar, ayarlanabilir kompresyon sistemleri veya tıbbi kompresyon çorapları ile uygulanabilir. Kullanılacak yönteme hastanın damar dolaşımı, yara özellikleri, bacak yapısı, hareket durumu ve tedaviye uyumu değerlendirilerek karar verilir.

Kompresyonun doğru basınçla ve uygun teknikle uygulanması gerekir. Yanlış uygulama ağrıya, cilt hasarına veya dolaşımın bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle ilk uygulamalar eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılmalıdır.

Yara Temizliği ve Modern Yara Bakımı

Yara uygun yöntemlerle temizlenmeli ve çevre cilt fazla nemden korunmalıdır. Kullanılacak yara örtüsü; yaranın büyüklüğü, derinliği, akıntı miktarı, yara yatağının görünümü, enfeksiyon durumu ve çevre cildin özelliklerine göre seçilmelidir.

Venöz ülserlerde tek bir yara örtüsünün tüm hastalar için üstün olduğu söylenemez. Yara örtüsünün temel amacı akıntıyı kontrol etmek, yara yatağını korumak, çevre cildin tahriş olmasını önlemek ve hastanın konforunu artırmaktır.

Debridman (Ölü Dokuların Temizlenmesi)

Yaranın üzerinde ölü, hasarlı veya iyileşmeyi engelleyen dokular bulunuyorsa uygun debridman yöntemi ile temizlenmesi gerekebilir. Debridman yöntemi, yara özellikleri ve bacağın dolaşım durumu göz önünde bulundurularak seçilir.

Enfeksiyonun Kontrolü

Kronik yaraların yüzeyinde bakteri bulunması her zaman enfeksiyon anlamına gelmez ve tek başına antibiyotik kullanımını gerektirmez. Antibiyotik tedavisi; çevre dokulara yayılan kızarıklık, sıcaklık artışı, şişlik, artan ağrı, iltihaplı akıntı veya sistemik enfeksiyon bulguları bulunduğunda değerlendirilir.

Bacağın Yukarı Kaldırılması

Dinlenme sırasında bacağın kalp seviyesinin üzerine kaldırılması, bacakta biriken sıvının ve şişliğin azalmasına yardımcı olabilir. Ancak bu uygulama kompresyon tedavisinin yerine geçmez.

Yürüme ve Baldır Kası Egzersizleri

Hastanın genel durumu uygunsa düzenli yürüme, ayak bileği hareketleri ve baldır kaslarını çalıştıran egzersizler toplardamar dolaşımını destekleyebilir. Uzun süre aynı pozisyonda oturmaktan veya ayakta durmaktan kaçınılmalıdır.

Altta Yatan Toplardamar Hastalığının Tedavisi

Venöz Doppler ultrasonografide tedavi edilebilir yüzeysel toplardamar yetersizliği saptanan hastalarda, damar içi girişimler veya cerrahi yöntemler değerlendirilebilir. Altta yatan venöz hastalığın tedavi edilmesi yara iyileşmesini destekleyebilir ve yaranın tekrar oluşma riskini azaltabilir.

Venöz Ülser ve Arteriyel Ülser Arasındaki Farklar

Venöz ülserler genellikle ayak bileğinin iç tarafında, düzensiz kenarlı ve akıntılı yaralar şeklinde görülür. Bacakta şişlik, varisler, kahverengi renk değişikliği ve egzama eşlik edebilir.

Arteriyel ülserler ise sıklıkla ayak parmaklarında, topukta veya ayağın basınca maruz kalan bölgelerinde görülür. Yara daha derin, keskin sınırlı ve ağrılı olabilir. Ayakta soğukluk, solukluk, nabızların zayıflaması ve yürümekle artan ağrı bulunabilir.

Bazı hastalarda hem venöz hem de arteriyel dolaşım bozukluğu birlikte bulunabilir. Bu nedenle yaranın nedeni yalnızca görüntüsüne bakılarak belirlenmemeli ve kompresyon tedavisine dolaşım değerlendirmesi yapılmadan başlanmamalıdır.

Venöz Ülserlerin Tekrarlaması Nasıl Önlenebilir?

Venöz ülserler kapandıktan sonra da toplardamar hastalığı devam edebilir. Bu nedenle koruyucu uygulamaların sürdürülmesi gerekir.

  • Hekim önerisine uygun kompresyon çorabını düzenli kullanın.
  • Her gün yürüyüş yapmaya ve hareketli kalmaya çalışın.
  • Ayak bileği ve baldır kaslarını çalıştıran egzersizler yapın.
  • Uzun süre hareketsiz oturmaktan veya ayakta durmaktan kaçının.
  • Dinlenirken bacaklarınızı yukarı kaldırın.
  • Fazla kilonuz varsa uygun bir programla kilo vermeyi hedefleyin.
  • Cildinizi düzenli olarak nemlendirin ve travmalardan koruyun.
  • Varis ve venöz yetmezlik kontrollerinizi ihmal etmeyin.
  • Yeni kızarıklık, akıntı veya cilt bütünlüğü kaybını önemseyin.

Ne Zaman Sağlık Kuruluşuna Başvurulmalıdır?

  • Bacakta iki haftadan uzun süredir iyileşmeyen yara varsa
  • Yara hızla büyüyorsa veya derinleşiyorsa
  • Bacakta aniden gelişen tek taraflı şişlik ve ağrı varsa
  • Yarada kızarıklık, sıcaklık, kötü koku veya iltihaplı akıntı varsa
  • Ateş, titreme veya genel durumda bozulma gelişmişse
  • Ayakta soğukluk, solukluk, morarma veya şiddetli ağrı varsa
  • Uygulanan tedaviye rağmen yara iyileşmiyorsa

Erken ve Doğru Değerlendirme Önemlidir

Bacağınızda uzun süredir iyileşmeyen bir yara, şişlik, kahverengi renk değişikliği, varis veya tekrarlayan cilt sorunları varsa değerlendirmeyi ertelemeyin. Venöz ülserlerin başarılı tedavisinde yaranın bakımı kadar altta yatan toplardamar hastalığının belirlenmesi ve uygun kompresyon tedavisinin planlanması da önemlidir.

Multidisipliner Yaklaşımın Önemi

Venöz ülserlerin yönetiminde yara bakımı, dolaşım değerlendirmesi, kompresyon tedavisi, enfeksiyon kontrolü, hareketliliğin artırılması ve eşlik eden hastalıkların tedavisi birlikte ele alınmalıdır.

Hastanın ihtiyacına göre Kalp ve Damar Cerrahisi, Enfeksiyon Hastalıkları, Girişimsel Radyoloji, Dermatoloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, hemşirelik ve yara bakım ekiplerinin birlikte çalışması gerekebilir. Tedavinin temel amacı yaranın iyileştirilmesi, bacak şişliğinin azaltılması, hastanın hareketliliğinin korunması ve yaranın tekrar oluşmasının önlenmesidir.

Hazırlayan

Prof. Dr. Serkan Öncü

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı

⚠️Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır ,tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz...

⚠️Sayfa içeriği 30.05.2025 tarihinde yayınlanmıştır.

Diyabetik Ayak Yaraları

Diyabetik ayak yaraları, genellikle uzun süreli kan şekeri yüksekliği nedeniyle oluşan sinir hasarı (nöropati) ve damar tıkanıklıkları sonucu ortaya çıkan, iyileşmesi güç açık yaralardır.

Devamını oku...
Bası (Yatak) Yaraları

Bası yaraları, uzun süre aynı pozisyonda yatan veya oturan bireylerde, cilt ve altındaki dokuların sürekli basınca maruz kalmasıyla meydana gelen açık yaralardır.

Devamını oku...
Venöz Ülserler

Venöz ülser, genellikle bacakların alt kısmında, özellikle iç ayak bileği çevresinde ortaya çıkan ve venöz (toplardamar) yetmezliğe bağlı olarak gelişen kronik yaralardır. Kanın bacaklardan kalbe yeterince taşınamaması sonucunda dokularda ödem ve yara oluşur.

Devamını oku...
Yara izi (Skar) Tedavisi

Yara izleri (skarlar), ciltte oluşan yaralanmalardan sonra dokunun iyileşme süreci sırasında ortaya çıkan izlerdir. Bazı kişilerde bu izler keloid ya da hipertrofik skar şeklinde normalden büyük ve belirgin hale gelebilir.

Devamını oku...
Negatif Basınç u003cbru003e(VAC) Tedavisi

Negatif Basınçlı Yara Tedavisi (VAC), yara üzerine uygulanan kontrollü negatif basınç yardımıyla yara içerisindeki sıvının uzaklaştırılması ve kan dolaşımının artırılması prensibine dayanır. Bu yöntemle iyileşme süresi önemli ölçüde kısalır.

Devamını oku...
Cerrahi Yara Ayrışmaları

Ameliyat sonrası dikişlerin açılması sonucu oluşan yaralardır.

Devamını oku...
Enfekte Yaralar ve Apse Tedavisi

Bakteriyel enfeksiyon sonucu oluşan iltihaplı yaralardır.

Devamını oku...
İleri Yaş ve Yavaş İyileşen Yaralar

Yaşlanma ile birlikte cilt elastikiyetinin azalması ve dolaşımın yavaşlaması sonucu oluşan yaralardır.

Devamını oku...

Bize Ulaşın

Adresimiz
Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi, 09100 Efeler/Aydın
telefon
Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book.
+905010539961
online randevu
Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s, when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book.

RANDEVU ALMAK ICIN TIKLAYINIZ

Randevu Talebi